Diyelim ki çok önemli bir sınava gireceksiniz. Bu sınavı başarı ile geçmeniz gerekiyor. Geleceğiniz, -iyi bir kariyer, iş ya da okul yaşamı- bu sınavdan iyi bir derece elde etmenize bağlı. Bunun için çok iyi hazırlandınız, çok çalıştınız.
Sınav günü gelip sorularla baş başa kaldığınızda zihninizin cevap kağıdı kadar boş olduğunu anlarsınız. Bildiğiniz her şey aklınızdan uçup gitmiştir.
Tüm irade gücünüzü bilgileri zihninize çağırmak için kullanırsınız. Sınav süresi dolmak üzeredir ve çağrınıza beklediğiniz gibi yanıt gelmemiştir. Sınavdan çıktıktan sonra zihinsel baskı azalır. Sınavda anımsamaya çalıştığınız bilgiler aklınıza bir bir gelmeye başlar.
Çok çalışmanıza karşın neden sınavda başarılı olamadınız: Kendinizi zorladınız. Bu sınavı yaşamınızın merkezine aldınız. Geleceğinizin bu sınavın sonucuna bağlı olduğu baskısıyla sınava girdiniz. “Ya başarısız olursam!” düşüncesiyle birlikte kuşku, kaygı ve kararsızlık baskın oldu. Bu baskıyla bilinçaltınıza başarısız olma olasılığını kabul ettiğinizi ilettiniz.
Ters Çaba Yasası
“Hayal gücü ve irade çatıştığında, karşıt olduğunda hayal gücü istisnasız her zaman kazanır.”
– Emile Couè
Fransız psikolog Emile Couè buna “Ters Çaba Yasası” demiştir. “Korktuğu başına gelmek.” atasözü de buna güzel bir örnektir. Çalıştığınız sınava “Ya başarısız olursam!” korkusuyla girerseniz başarılı olabilir misiniz? Sınavda başarılı olmayı çok istemiş olabilirsiniz. Kendinizi başarısız hayal etmeniz -başarısız olma korkusu- bunu gerçekleştirmenize engel olur. Hayal gücünüzü bastırmak için çok çaba harcarsanız, baskın duyguyu –başarısız olma korkusunu- güçlendirmiş olursunuz.
Daha çok çaba harcamanın daha iyi sonuç vereceğini düşünürüz. Bunu irade gücüyle yaparız. Zihinsel olarak çaba göstermek, genellikle kendinizi engellemenize, istediğiniz şeyin tam tersinin olmasına neden olur. İrade gücünü kullanmaya odaklanmak, güçsüzlük durumunu vurgular. Bilinçaltınız bu dayatmayı kabul etmez! “Ters Çaba Yasası”nı uygularsanız, sonuç başarı değil başarısızlık olur.
Peki, irade gücü olmadan bir işi nasıl başarabiliriz?
“Ters Çaba Yasası”nın olumlu karşılığı “İnanç Yasası”dır. İnanç; zihnimizin içindeki bir düşüncedir. Sizi üzen ya da zarar veren şey inandığınız şeyin kendisi değil, zihninizdeki sonucu oluşturan düşüncedir. Hayatınız, kendi düşüncelerinizin yansımalarından oluşur. Sınav korkusu, sınavda başarılı olamama korkusu… vb. Korku, güvensizliği güvensizlik ise zihinde dengesizliği doğurur ve bu da insanın davranışlarına yansır.
Bir şeyi çok istemek kötü bir şey değildir. Bizi kuşkuya, kaygıya, kendimizle savaşmaya iten duyguların yönetmesine izin vermek, bizi ondan uzaklaştırır. Bunun yerine kendini denetleyebilen, öz güvenli ve güçlü bir inançla yola çıkmak yalnızca istediğimiz sonucu –başarıyı- zihnimize yerleştirirmek en kolay yol olacaktır. Böylelikle yalnızca istediğimiz şeyin gerçekliğini kabul ederek inançla yola devam etmiş oluruz.
Ters Çaba Yerine Doğru Çaba
Buraya kadar, çaba göstermeyi yerdiğimi düşünmenizi istemem. Hiçbir şey için çabalamayın demiyorum. Aşırı baskıyla, bir şeyleri elde etmeye çalışırken kendinizi yıpranmış, yorgun, gergin, mutsuz hissettiğiniz onca durumu düşünün. İstediğiniz başarıyı elde edemediğinizde yaşadığınız, pek çok kez yeniden ayağa kalkıp daha büyük hırsla ve yeniden aynı sonuçla karşılaşmanın verdiği düş kırıklıklarını… Yine Einstein’ın şu sözünü anımsatmak istiyorum:
“Bir sorunu onu yaratan zihinle çözemezsiniz.”
– Albert Einstein
Her zaman aynı şeyleri yaparak değişik sonuçları elde etmeyi ummak sorunu büyütmekten başka bir işe yaramaz. Öyleyse, Ters Çaba Yasasıyla hiçbir şeyi iyileştiremeyeceğimizi kabul ederek başlayalım. Zihnimizi Ters Çaba yerine “Doğru Çaba”yı geliştirmeye odaklayalım.
Tang Hanedanlığı’nda gece gündüz çok sıkı bir şekilde oturma meditasyonu yapan bir keşiş vardı. Herkesten daha çok çalıştığını düşünüyor ve bununla gurur duyuyordu. Gece gündüz bir taş gibi oturuyor; ama acısı dönüşmüyordu. Bir gün ustası ona sordu: “Neden bu kadar çok oturuyorsun?” Keşiş yanıtladı: “Buda olmak için!”
Usta, bir çömlek alıp cilalamaya başladı, keşiş “Ustam, ne yapıyorsun?” diye sordu. Ustası yanıtladı: “Bir ayna yapıyorum.” Keşiş sordu: “Bir çömlekten nasıl ayna yapabilirsin ki?” Ustası yanıtladı: “Sen de oturarak nasıl Buda olabilirsin ki?”
Bedenimizin ve zihnimizin acı çekmesine yol açacak davranışlar yanlış çabadır. Doğru Çaba için Doğru Farkındalık sahibi olmalıyız. Yalnızca para, ün, konum sahibi olmak için ya da başkaları yapıyor ve beğensin diye değil; kendimizin, yapabileceklerimizin, potansiyelimizin farkında olarak yaptıklarımız, Doğru Farkındalıkla kendimizi zorlamadan Doğru Çaba göstermek, mutlu yaşamın anahtarıdır. Doğru Çaba, aşırılık ve yetingenlik arasında Orta Yol’u bulmaktır.
Sonsöz
Yolda yürümek için inanç ve kararlılık gereklidir. Tam inanç ve kararlılığın olmadığı yerde korku olması kaçınılmazdır. Başarılı olmak için inanç ve kararlılık iki önemli güç kaynağıdır. İnanç yapabileceğimizi, kararlılık her şartta yapabileceğimizi bize hatırlatır. Farkındalık enerjisiyle yürümek bunu her zaman anımsamamıza yardımcı olur.
İsteğinizi gerçekleştirmek için yalnızca ona odaklanın. Rahat olun, çabuk davranacağım diye kendinizi zorlamayın. Doğru Çaba ile gidilen yol, en iyi yoldur. Şunu hiçbir zaman unutmayın:
İnanç tohumlarını ekin. Onu zararlılardan korumak için kararlılıkla sulayın.
Ne düşünürsen onu yaşarsın. Ne düşünürsen O’sun.



Yorumunuzu paylaşın