Türkiye’de Doğal ve Organik Kozmetik Neden Hak Ettiği Yerde Değil

2013 yılından bu yana sağlıklı yaşam ve doğal kozmetik alanında yazıyorum, okuyup araştırıyorum, eğitim alıyorum ve dünyaya bakıyorum. Önemli fuarları ziyaret ediyorum, ürün incelemelerim oluyor. Yorumlarım; ürün içeriğini tek tek inceleyip fayda ve zararları nedir, ne işe yarar doğrultusunda oluyor. Sizin sayenizde evdeki bütün kozmetikleri çöpe attım. Artık daha bilinçliyim şeklinde sayısız yorum alıyorum.

Bir süredir sosyal medyada reklamlarını görüyordum; kendilerini insan sağlığına ve doğaya adadıklarını, ürünlerinin tamamen doğal olduğunu, sentetik koruyucu ve koku, boya, parafin, silikon, SLS, PEG gibi maddeler içermediğini net bir şekilde vurguluyorlardı. Sanırım yerli bir markaydı. Pek inceleme fırsatım olmadı; ama geçenlerde paylaştıkları bir video algılarımı harekete geçirdi.

Videodaki kızı tanımıyorum. Herhalde birkaç yüz bin takipçisi olan bir youtuber’dır. Videonun başı kesilmiş, sadece markayla ilgili “güzel sözler” sarf ettiği kısım paylaşılmış. Anladığım kadarıyla, bir davet, organizasyon vb. bir yerde tanışmış markayla. Bahsettiği ürünle ilgili aynen şunları söylüyor: “Eczanelerde satılıyormuş bu marka. Tamamen doğal içeriklerden oluşuyor. İçerisinde paraben, koruyucu ıvır zıvır yok! Organik falan ürünler. Alüminyumsuz ve bir deodorantta olabilecek aklınıza gelen ne kadar kötü şey varsa onların hiçbirisi yok! İnanılmaz güzel kokuyor ayrıca. Ter kokusu da yapmıyor. Doğal bir deodoranttan hiçbir zaman sonuç beklemiyordum. Biter bitmez koşup yine alacağım.”

Marka bu güzel yorum için kendisine çok teşekkür etmiş. Markalarını daha çok insana ulaştırmak istediklerinden, doğayı ve insanları çok sevdiklerinden onlar için böylesi yorumlar (!) çok önemliymiş.

Bu video üzerine markanın sayfasını ve ürünlerini inceledim. Kozmetik dışında başka ürün gamına da sahipler. Özenle hazırlanmış ürünleriyle bu işe gerçekten çok önem ve emek verdikleri belli.

Bu kadar güzel bir iş ortaya koyan markanın bu yoruma güzel demesinde ve çok müteşekkir kalmasında anlayamadığım taraflar var: Birincisi, bu tanıtımı yapan kişinin ürün için “İçinde ıvır zıvır yok, organik falan.” demesi, markanın insanların gözünde doğru anlaşılabilmesini nasıl sağlar? İkincisi, “Doğal ürünlerden hiçbir zaman sonuç beklemiyordum.” sözü “Doğal ürünler aslında işe yaramaz; ama hayret, bu ürün işe yarıyor!” demek değil midir?

Belli ki kızcağız bunu şirin görünmek adına yapıyor. Ama marka, ürünleri için bu ifadelerin kullanılmasına nasıl güzel diyebilir! Bu sözler aynı zamanda doğal ya da değil, diğer markalar için de vahim anlamlar içeriyor ki artık oraya ben dokunmayayım.

Cevapta dedikleri gibi, maksat daha çok insana ulaşmak mıdır? O zaman neden çok özel ürünler yaptığınızı vurguluyorsunuz? Bu tanıtımı beğeniyorsanız, ne yapsanız satarsınız bence!

Adı doğal olunca ve eczanede satılınca ürün zaten satılır mı? İnsanların aklında böyle bir algı oluşturulmuş. Biri doğal zehir yaptım dese, -eczanede satılıyor diye- gözü kapalı alınacak neredeyse! Eczaneler de artık kozmetik dükkânı adeta! Losyon, krem iste hemen ellerinin altında; ilaç iste, “Depoya sipariş vereyim hemen gelsin.” Bu vesileyle eczaneler konusuna da değinmiş oldum.

Bir organik ve doğal kozmetik markasının temsilcisi olan arkadaşım, pazardan çok küçük pay kapabildiklerinden dem vurdu bir sohbetimizde. Ben de kendisine, bunun organik kozmetik ürünlerinin sadece organik pazarlarda ve internet sitelerinde satılmasıyla, yeterince ve doğru tanıtılmamasıyla ilgisi olabilir mi diye sordum. Cevap veremedi.

2013 yılından bu yana sağlıklı yaşam, doğal kozmetik ve içerikler hakkında yazıyorum, okuyup araştırıyorum, eğitim alıyorum ve dünyadaki gelişmeleri takip ediyorum. Önemli fuarlara katılıyorum, ürünleri inceliyorum. Yorumlarım; ürün içeriğini tek tek inceleyip fayda ve zararları nedir, ne işe yarar doğrultusunda oluyor. Sizin sayenizde evdeki bütün kozmetikleri çöpe attım. Artık daha bilinçliyim şeklinde yorumlar alıyorum. Dünyada bu iş layıkıyla ve kâr amacı ön planda tutulmayarak yapılıyor. Ve ünvanı doktor, eczacı ya da kimyager olan kişilerden ziyade özellikle bu konuya kendini adamış eğitimli kişilerce yapılıyor.

İnsanı ve doğayı düşünüyorum demek için, yapılan işe aşkla bağlanmak gerekir. Böylece daha çok kişiye ulaşılır, insanlara bir şeyler katılır ve kazanç da elde edilir.

Sevgiyle ve doğal kalın.


Daha çok farkındalık ve esenlik yaymak için bu yazıyı paylaşın:



Elçin Oltulu Şahin

– İyi Hissedenler Kulübü

Diğer düşünce bükücülerin düşüncelerini esnetmesine (ve daha iyi hissetmesine) yardımcı olan ücretsiz bültene katılın.


Dağınık Zihnini Topla

– Başlangıç Kiti

Zihnini toparlamak ve düşünsel esnekliğin ilk adımlarını atmak isteyen herkes için uygulamalar ve yönlendirmeler içerir.

“Nasıl düşündüğünü” görmek için bir başlangıç.

Bu başlangıç kiti, sizi yeni biri yapmaz. Ancak kim olduğunuzu açıkça görmeye başlarsınız. Zihninizdeki gürültünün farkına vardıkça, neyi neden yaptığınızı anlama kapasiteniz güçlenir ve içsel bir duruluk doğar.

  • Zihninizdeki dağınıklığı sadeleştirirsiniz.
  • “İyi hissetmeyi engelleyen kalıpları” açıkça görürsünüz.
  • Karar verme, problem çözme ve yaratıcı düşünme alanı açılır.
  • Günlük yaşamda sürdürülebilir, sonuç odaklı bir pratik kazanırsınız.

Üstelik ücretsiz.


Yorumlar

Yorumunuzu paylaşın

Elçin Oltulu Şahin

- İyi Hissedenler Kulübü

Diğer düşünce bükücülerin düşüncelerini esnetmesine (ve daha iyi hissetmesine) yardımcı olan ücretsiz bültene katılın.

Okumaya devam et