Duyguları Yönetmenin Sırrı: Sudaki Yazı Gibi Olmak

Doğu felsefesinde üç tür insandan söz edilir: Birinci tür insan, kayadaki yazıya benzer, ikincisi; topraktaki yazıya, üçüncüsü de; sudaki yazıya.

Kayadaki bir yazı rüzgâr ya da su tarafından çabuk silinmez, uzun süre üzerinde kalır. Aynı şekilde bir kimse de sıklıkla öfkelenirse ve öfkesi uzun süre geçmezse bu “kayadaki yazı gibi” insandır.

Nasıl ki, topraktaki yazı rüzgar ya da su ile çabuk siliniyor ve uzun süre kalıcı olmuyorsa, aynı şekilde bir insan da çoğu zaman öfkelenir ancak öfkesi uzun sürmezse, bu “topraktaki yazı gibi” insandır.

Sudaki bir yazının hemen kaybolması ve uzun süre dayanmaması gibi, aynı şekilde bir kişi kendisiyle kaba, sert ve hoş olmayan bir şekilde konuşulduğunda yine de cana yakın, arkadaş canlısı ve nazik oluyorsa, bu da “sudaki yazı gibi” insandır.

Bize duygularımızı yönetmeyi anlatan kusursuz benzetmeler öyle değil mi?

İster kayadaki yazı gibi ya da topraktaki ve sudaki yazı gibi bir insan olun, şunun önüne geçemezsiniz:

Zarar verecek düşünceleri ve duyguları, daha ortaya çıkmadan önce durdurabilmek.

Bu olası değilse ne yapabiliriz?

Belki de bu soruyu sormadan önce bundan emin olmanızı istemem gerekir:

Zarar verecek düşünce ve duyguları, daha ortaya çıkmadan önce durduramazsınız!

İyi haber, durduramadığınız zararlıları yönetebilirsiniz.

Öfkenizi yönetemez ve ona yenik düşerseniz, onu büyütmüş ve yerleştirmiş olursunuz. Böylece öfke nefrete dönüşebilir. “Kayadaki yazı gibi insan” olursunuz.

Bir farkındalık yaratma aracı olarak “İyi niyet” büyütürseniz nefret ortaya çıkmaz. Ortaya çıksa da nefret salıverilir. “Sudaki yazı gibi insan” olursunuz.

O nedenle bakış açımız, durdurmaya çalışmak yerine yönetmek olmalı.

Bu ilk adımda; sorunu görüp, anlayıp, kabul etmiş olursunuz.

İşte bu, suya yazı yazmaktır. Sudaki yazı gibi insan olmaktır.

Bu güç bizde var. İyi eğitilmiş bir zihin, bu tür düşüncelerin ve duyguların ortaya çıkar çıkmaz akıp gitmesine izin verir.

Aydınlanmış bir zihinde zarar veren bir düşünce ya da duygu belirdiğinde bu, suya yazı yazmak gibidir. Yazıldığı anda kaybolur.

Yönetmek = İyi eğitilmiş / Aydınlanmış zihin

“Kişinin kendi üzerindeki hükümranlığından daha büyük bir hükümranlık yoktur.”

– Leonardo Da Vinci

Bugün bir adım atın.

  • Gün içinde birkaç dakikanızı farkındalık uygulamasına ayırarak zihninizi eğitin.
  • Duygularınızı suya yazı yazmak gibi serbest bırakmayı deneyin. Bu konuda derinlemesine düşünün ve yaşamınıza farkındalığı katın.

Bunun için; “Farkındalık gelişimi için en iyi çalışma sayfaları” ile başlayabilirsiniz.




Bir Cevap Yazın

İş’te İyi Hisset – İş yaşamı ve iyi hissetme üzerine farklı bir bakış

İş’te İyi Hisset; kişisel gücünü keşfetme ve onu kullanma üzerine içgörüler ve pratikler sunan bir kitap.

Dağınık Zihnini Topla – Ücretsiz E-Kitap

“Nasıl düşündüğünü” görmek için bir başlangıç. Zihnini toparlamak ve düşünsel esnekliğin ilk adımlarını atmak isteyen herkes için uygulamalar ve yönlendirmeler içerir.

Düşünceye tutunmayın. Onu esnetin. “Yalnız eğilerek bütün olabilirsin.” – Laozi

Düşünce Esnetme Sanatı ile kazandığınız zihinsel esneklik, nasıl düşündüğünüzü görmeyi ve iyi hissetmenizi engelleyen kalıpları ustalıkla esnetmenizi kolaylaştırır.

Topluluğa Katılın – İyi Hissedenler Kulübü

Düşünceyi esnetmeye yardımcı bakış açıları ve zihinsel esneklik pratiğini canlı tutan paylaşımlar alın. Bu yaklaşımı benimseyen bir topluluğun parçası olmak için ücretsiz bültene üye olun.

Elçin Oltulu Şahin sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin

Usta Bir Düşünce Bükücü Olun

Düşünceyi esnetmeye yardımcı bakış açıları ve zihinsel esneklik pratiğini canlı tutan paylaşımları ücretsiz alın.

Okumaya Devam Edin