Zehir Üçlüsü Sağlığımıza Karşı

Kırmızı, beyaz, mavi, yeşil, sarı, French hatta insanoğlu yaratıcılığını da konuşturarak fosforlu, çatlamış, mıknatıslı çeşitleriyle sektörel bir sanat çıkardı ortaya! Bir kadının en önemli kozmetiği olan ojeden bahsediyorum! Unutmayın! Tırnaklar da cildimizin bir parçasıdır. Kullandığımız kozmetikler cildimizce emilir ve kan dolaşımı yoluyla vücudumuzu dolaşır. Oje de bir kozmetik ürünü olduğuna göre bu konudaki doğru seçimler sağlığımıza“Zehir Üçlüsü Sağlığımıza Karşı” yazısının devamını oku

Ev Yapımı Doğal Şurup Size İyi Gelecek

Mevsim geçişleri, kış ayları hastalıkların alevlendiği dönemlerdir. Eskiden nezle dediğimiz, şimdilerde harfler ve rakamların birleşimi adlar takılan zamane virüsleri aramızda kol geziyor. Toplum içinde birbirimizle etkileşim halinde olduğumuzdan bu hastalıklar da geçerken bize bir uğrayıveriyor! Böyle durumlarda başvurduğumuz yegâne yol, doktora gitmek ve ilaç içmek oluyor!

Hindistan Cevizi Mucizesi

Bu yazıyı yazmasaydım bundan sonraki paylaşımlarım anlamsız kalacaktı! “Pastalara, sütlü tatlılara lezzet katması için kullandığımız ama son yıllarda ‘Survivor Sakinleri’nin de temel besin kaynağı olarak karşımıza çıkan, meyvesi yenen bir palmiye türüdür Hindistan cevizi.” deyip geçsem yeterli olmayacaktı. Öte yandan, “Besleyici, güçlendirici bir besindir. Yüksek oranda sindirimi kolay yağ içerir. Bu yağ hem fiziksel hem“Hindistan Cevizi Mucizesi” yazısının devamını oku

Akne çağ atladı

Çoğumuz ergenlik çağında akne sorunu ile uğraşmışızdır. Bu dönemi şiddetli geçirenlerimiz de olmuştur, hafif geçirecek kadar şanslılarımız da. Ancak, ergenlik çağının bitmesi akne derdinin sona erdiği anlamına gelmiyor! Otuzlu yaşlarına gelmiş olmalarına rağmen hâlâ bu sorunla uğraşan insanlar var. Düşünsenize! Önemli bir toplantıya gireceksiniz ve bir sunum yapacaksınız, yüzünüzün ortasında kocaman bir kırmızı illet bitiveriyor!

Glisemik İndeks’lesek de mi yesek

Eskiden diyet yapmak “Aç kalmak” ile eş değerdi. Bırakın kibrit kutusu büyüklüğünde beyaz peynir yemeyi, su içse yaradığını düşünen insanlarımız “diyet” adı altında ölüm orucu diyebileceğimiz noktaya gelirdi. Sonuç ise hüsrandı! Kilo vermek bir yana; bozulan psikolojiyle daha da artan kilolar, sağlık sorunları ve tarifsiz kederlerle baş başa kalınırdı.