Pasif İyilik Organize Kötülüğe Karşı

Pasif İyilik Organize Kötülüğe Karşı

Lisedeki edebiyat öğretmenimiz çok kafa biriydi. Derslerde ara ara bizimle sohbet eder, öğütler verirdi. Zaman zaman sınıfın haylazları onu kızdırdığında söylediği şu söz bir eğitimcinin öğrencisine vereceği en önemli hayat dersiydi:

“Kötü olmak kolaydır çocuklar, iyi olmak için çaba göstermeniz gerekir.”

O günlerden bugüne bir şey değişti mi?

Bence değişti. Kötülük, dünyaya iyiden iyiye kök saldı. Öyle ki kendisini iyi biri olarak tanımlayanlar bile böyle bir yaşama ayak uydurmak için kendini ikiye böldü. Duruma göre iyi ya da kötü olmayı tercih ederek hop hop değiş tonton modelini uygulamaya aldı.

Dünya yaşamak için tehlikeli bir yer. Kötü olan insanlar yüzünden değil, bu konuda hiçbir şey yapmayan insanlar yüzünden.

Albert Einstein

Bu modeli üzerine uyduramayanlar, geride durmayı tercih ettiler. Düzenin dişlileri arasına sıkışmamak, bozulmamak için geride durdukça kötülük kolayca ilerledi. O ilerledikçe iyilik köşesinde öylece kaldı. Hep bir yakınma, bir o kadar da koşulsuz benimseyişle.

Ben buna koşulsuz benimseyiş diyorum. Bir şeyleri değiştiremeyeceğini düşünmek, “Ben böyle iyiyim”cilik, “Başıma dert mi alacağım”cılık, koşulsuz benimseyişin tipik davranış biçimleri olarak karşımıza çıkıyor. Böylece, kötülüğe bulaşılmıyor.

Kendini ondan koruduğunu sananlar ne yazık ki yanıldıklarını bilmiyorlar. Unuttukları ve göz ardı ettikleri şey: Kötülüğe bulaşmamak için geride durdukça, kötülük; umutsuzluk, çaresizlik ve stres yaratan yöntemleri kullanarak yayılmanın bir yolunu buluyor. Böylece kendisine bulaşmadığını düşündüğü kötülük dolaylı yoldan onu buluyor.

Kötülük Organize Bir İştir

Bir de kötülüğün her yerde, her şeyde ve anda baskın olduğu düşüncesi var. Bunun nedenini şöyle açıklayabilirim: Kötülük organize bir iştir.

Aynı hedefe bağlı ve inananların bir araya gelerek oluşturduğu bu organizasyonun baskın olmasına şaşmamak gerekir. Bunu, “Birlikten kuvvet doğar.” sözüyle açıklamak sanırım yanlış olmaz. Bu sıkı birlikteliğin bir güç olarak karşımızda durması sayılarının çok olmasından değil, organize olmasından kaynaklanmaktadır.

Böyle giderse, -Tülay öğretmenin de dediği gibi- kolay olanı seçen azınlık, zor olanı seçen çoğunluğa baskın gelmeyi sürdürecek.

Pasif iyilik, organize kötülüğe karşı birlik olmayı başarana kadar.

İyiliği Organize Etmeyi Nasıl Başarabiliriz

İyiliği yaygınlaştırmak ve onu yükseltmek istiyorsak, onu kolektif bilinçle omuzlarımızda taşıdığımız bir sorumluluk olarak görmeliyiz. Sevgi ve farkındalık, yolumuzu aydınlatan en büyük yardımcımız. Bu ışığın öncülüğünde ilerleyenler arttıkça, kötülük çevremizde barınamayacaktır. Kuşkusuz organize de olamayacaktır. 

İyiliğin yaygınlaşması, onun gücünü ve görünürlüğünü artırmaya bağlıdır. İyilerin sorumluluğu, daha iyi bir dünya yaratmak için bu yolda el ele vermektir.

Sevgiyle ve farkındalıkla kalın.


İlginizi çekebilir


Bu makale ile ilgili düşüncelerinizi paylaşmak için yorum yapın!

Yorum

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: