Bir izlemci Gandhi’ye yaklaşır ve çevresindekileri değiştirmenin sırrını sorar. Gandhi şöyle yanıt verir: ‘Değişim sen olmalısın.”
Tolystoy’un da dediği gibi; herkesin dünyayı değiştirmeyi düşündüğü, ancak kimsenin kendini değiştirmeyi düşünmediği bir dünyada yaşıyoruz. Hepimiz bir şeylerin değişmesini gerekli görüyoruz. Öyleyse şu soruyla başlayalım: İnsanlık bu aşamaya nasıl geldi?
Kavramların ve sözcüklerin gerçek anlamını yitirdiği, değersizleştiği bu ortamda açıklamalarımı özenle yapmaya çalışıyorum. Değişim gereklidir derken bu sözün yetersiz olduğunu düşünüyorum. Bir değişimi gerekli görüyorsak öncelikle şunu kendimize sormalıyız: Yaradılışın ögeleri bir bir nasıl değişti, başkalaştı?
Gerçekte bugünlere yaradılışımızın ögelerini önemsemediğimiz, geçici olan öznel ve nesnel şeylere tutunduğumuz için geldik. Bir değişimden söz ediyorsak bu, merkezden daha da uzaklaşmakla değil, ona yaklaşmakla olacaktır. Değişimi, yalnızca bir şeyin yerini alacak yeni bir şeyle değil, kalıcı ve bütüncül değişimi sağlayarak gerçekleştirebiliriz. Öyleyse bunun ismi dönüşüm olmalıdır. Tüm insanlığı ilerletecek olan, bu geriye doğru dönüşümdür.
Kalıcı ve bütüncül dönüşümü, -tıpkı Gandhi ve Tolstoy’un dediği gibi- kişisel değişimle gerçekleştirebiliriz. Bir insanın değişimi her bir insanın değişimine yol açıyorsa dönüşüm başlar. Peki, bunun bir yolu var mı?
Bunun yolu, farkındalığı geliştirmekten geçiyor.
Başlıklar
Farkındalık Dünyayı Nasıl Dönüştürebilir
“Düşüncelerine dikkat et, sözcüklere dönüşürler; sözlerine dikkat et, davranışlara dönüşürler; davranışlarına dikkat et, alışkanlık haline gelirler; alışkanlıklarına dikkat et, karakterin olurlar; karakterine dikkat et, o senin kaderin olur.”
– Lao Tzu
Farkındalık her ne kadar kişisel ve içsel bir uygulama olsa da düşüncelerimiz ve duygularımız üzerindeki etkisi davranışlarımızı, alışkanlıklarımızı ve kuşkusuz karakterimizi de etkiler, şekillendirir. İçsel olan dışsallaşır. İşte bu, farkındalığın dünyayı nasıl dönüştüreceğinin açık seçik göstergesidir.
Dünyayı dönüştürmenin başlıca yolunun eyleme geçmek olduğunu söylemek yanlış olmaz. İç dünyamızın sıkıntılarını ve sorunlarını çözmeden bunu gerçekleştirebilir miyiz?
Bir bütündür, bütün birdir. İç ve dış dünyayı birbirinden ayrı düşünmek sorunun -görünür olan değil- gerçek kökenine inmeden eyleme geçmek bizi iyi ve anlamlı işler yapmaktan alıkoyar. O nedenle, öncelikle içsel gerilimi yaratan ögelerin ele alınması gerekiyor.
Yaşadığımız içsel gerilimlerin yarattığı sorunlar çözülmeden yola çıkarsak, bu sorunları dışarıya yansıtma eğilimi yükselir. Örneğin, iç dünyamızda mutsuzsak, acı çekiyorsak bu olumsuz durum, çevremizle kurduğumuz ilişkilere de aynı şekilde yansıyacaktır.
Farkındalığı geliştirme uygulamaları, farkındalığı iç ve dış dünyaya yansıtmayı alışkanlığa dönüştürür.
Farkındalığı Geliştirme Uygulamalarının Yararları
1. Farkındalık kişisel farkındalığı artırır
Her şeyden önce, farkındalık kişisel farkındalığı arttırır. Farkındalık uygulamaları, kendimize, iç dünyamıza bir ışık tutmamıza yardımcı olur. Böylece;
- Kendimizi nasıl anlattığımızı,
- Kendimizi dinleyip dinlemediğimizi,
- Duygularımızı değerlendirme biçimimizi,
- Bizi sınırlayan düşünce ve inançları görmeye başlarız.

Bütün bunlar, iyileşmeye ve değişime giden yolda bize engel olan kalıpları açık seçik görmemize yardımcı olur. Öfke, kaygı, stres gibi durumların başkalarına olan bakışımızı, ilişkilerimizi yönetme biçimimizi ne şekilde etkilediğini derinlemesine görebiliriz. Bu görüş, sevgiyle ve sevecenlikle benimsenirse ilişkilerimizi yönlendirirken kendimizi yönetme konusunda bizi olumlu yönde etkileyecektir.
2. Farkındalık dışsal farkındalığı artırabilir
Farkındalık, diğer insanlara ve bakış açıları üzerine farkında olma yeteneğimizi de artırır. Onlara karşı davranışlarımızı değiştirebilir. Başkaları konuşurken bilinçli dinleme, onları anlamamızı ve uyuşmayan inançlarımızı gözden geçirmemizi sağlar. Böylece, uyum içinde, birlikte yaşama anlayışının gelişmesine yardımcı olur.
3. Ortak insanlık bilinci geliştirebilir

Farkındalık, ilgi ve sevecenlik içeren merak ya da sevgi dolu farkındalık olarak da anılır. Farkındalık uygulamaları, ortak paydamız olan insanlığımızı daha çok anlamamıza yardımcı olabilir. Herkesin birlikte ve aynı olduğu “Tıpkı benim gibi” görüşünün yaygınlaştığı, kapsayıcı bir bilinç oluşmasını sağlar.
4. Farkındalık olumlu eylemlere yön verebilir
Farkındalık uygulamaları aracılığıyla edindiğimiz içgörüler daha bilinçli eylemlerde bulunmamızı sağlayabilir. Değerlerimizi, tutkularımızı anlayabilir; bizi zorlayan engelleri açıkça görebiliriz.
Farkındalık, kendimizi değiştirmekle ilgili değildir. Farkındalığımız arttıkça içsel olarak gelişiriz, davranışlarımız da gelişir.
Farkındalık ile oluşan değişim genellikle hemen gerçekleşmez. Bu -kimilerine göre- uzun ve ince yolda, etkili çalışmalar aracılığıyla, köklü ve kalıcı değişimler ortaya çıkacağına kuşku yok.
Farkındalığın Esenliği Artırıcı Etkisi
Farkındalık uygulamasının, bireysel ve toplumsal yararlarını gösteren çalışmalar, farkındalığın güçlü ve dönüştürücü etkisini ortaya koymaktadır. Farkındalık;
- Empatiyi ve sevecenliği artırabilir.
- Ön yargıyı azaltabilir.
- Çatışmayı azaltabilir.
- Ahlakî değerlerin gelişmesine yardımcı olabilir.
- Toplum bilincini ve ortak yaşam bilincini artırabilir.
Dünyayı Dönüştürmek İçin Farkındalık Alıştırması
Farkındalık, değişimden önce gelir.
– Ferrari’sini Satan Bilge
Gerçekten bir değişim ve dönüşüm istiyorsak, farkındalığı öncelik olarak görmek doğru bir yaklaşımdır. İçsel ve dışsal bir dönüşüm aracı olarak farkındalığı geliştirmek için çokça yöntem, uygulama vardır. Farkındalığın, ilgi ve sevecenlik içeren “Merakla ve yargılamadan şimdiye dikkat etmek.” olduğu gerçeğini Yargıyı Merakla Dönüştürmek farkındalık çalışma sayfası ile deneyimleyerek belki de ilk kez farkındalığa bu kadar yakından bakacaksınız.
Yargıyı Merakla Dönüştürmek farkındalık çalışma sayfası, yargılarınıza ilgiyle bakmanızı sağlayarak, onların üzerinde derinlemesine düşünmenize kılavuzluk ediyor.
Bu alıştırmayı hemen indirin:



Yorumunuzu paylaşın