Anlaşmazlıkta Empati: Zihinsel Esnekliği Geliştirin

Farkındalık, empati ve zihinsel esneklikle anlaşılmayı mümkün kılın.

Hepimiz aynı gemideyiz; ancak herkes kendi filikasında. Günlük yaşantımda “Beni anlamıyor” durumları ile sıkça karşı karşıya kalıyorum. Bunu, “Dönemin ruhu böyle” diyerek geçiştiremeyeceğim. Gerçekten de yaşadığımız dönem herkesin birbirinin üzerinden geçmeye çalıştığı, bir biçimde gücünü gösterme yarışına döndü. Yaşam neredeyse bir savaş alanı, eski yaşam savaşları gibi değil. Bir dönüşüm geçiriyor.

Anlık ve durumu kurtaran çözümler bir gün geliyor, kılık değiştirerek -başka biçimde- yine karşımıza çıkıyor. Neden? Sorunların kökenine inmezseniz, günübirlik, bireysel kurtarışlar yaparsanız hiçbir şey eskisinden daha farklı olmaz.

Gemi her yerinden su alırken, siz bulunduğunuz yerdeki delikleri kapatmaya uğraşırsanız geminin batmasını engelleyemezsiniz. Kurtulmak için gemide herkesin aynı çabayı göstermesi gerekir. Dönemin en göze çarpan özelliği, herkesin bir filikaya atlayıp kurtulma peşinde olması.

Buraya kadar bana hak vermiş olduğunuzu düşünüyorum; çünkü bu sorun yalnızca benim yaşadığım bir sorun değil. Bireyler, kurumlar, toplum hepimiz aynı sorunun bir parçası olarak bu sorun yumağını oluşturuyoruz.

Şimdi, bu yumağı çözmeye başlayabiliriz.

Sorun, Sandığın Şey Değil: Neden Birbirimizi Anlamıyoruz?

Bu soruyu Mevlâna’nın; “Sen ne söylersen söyle; söylediğin, karşındakinin anladığı kadardır.” sözüyle yanıtlamaya çalışırsam bir şeyleri eksik bırakırım. Bunun yerine, yaşadığımız dünyanın durumunu anlatan şu öyküyü size aktarmak istiyorum:

İki adam bir konuda büyük bir çatışma yaşarlar. Sorun çözülemediği için bir bilgeye danışmaya karar verirler. İlk adam sorunu anlattığında bilge başını sallayarak “Haklısın” der. İkinci adam sorunu anlattığında ona da “Haklısın” der. Konuşmaları dinleyen üçüncü adam, bu durumdan rahatsız olur. “Burada yanlış olan bir şey var. İki zıt şeyi savunan insanın ikisi de aynı anda haklı olamaz” der. Bilge başını sallayarak, “Sen de haklısın” der.

Neden birbirimizi anlamıyoruz sorusunun yanıtı gerçekte, hepimizin haklı olması olabilir mi?

Çatışmalar; çoğu kez karşımızdakini alt etmeye, onu ödün vermeye zorlamaya dönüşüyor. Sonunda bir kazananı olması gereken bir alt etme yarışı yaşanıyor.

Kimse birbirini gerçekten dinlemiyor; bu yüzden, anlaşmazlıklar iletişim kurmayan insanların birbirini anlayamamasından doğuyor.

Farkındalık, empati ve zihinsel esneklikle anlaşılmayı mümkün kılın.

İki tarafın da tümüyle mantıklı ve haklı olduğu durumlarda bile uzlaşmazlık olabilir, büyük anlaşmazlıklar çıkabilir. Bunun en yaygın nedeni, insanların önceliklerinin farklı olmasıdır.

Haklılık Yarışından Çıkmak: Farklı Öncelikler ve Anlayış

Bir fabrikada üretilen ürünler, çeşitli bölümlerin iş birliğiyle üretim sürecinden geçer. Bu süreçte, farklı bölümler önceliklerini farklı şekilde belirleyebilir. Örneğin, satış bölümü ürünlerin müşteriye zamanında ulaşmasını sağlamak adına bazı özelliklerden ödün verilmesini kabul edebilir

Buna karşılık, üretim bölümü ürünün tüm özelliklerinin eksiksiz olmasını, teslimatın gecikmesi pahasına daha önemli görebilir. Böyle durumlarda, iki taraf da önceliklerini dinlemeye ve anlamaya açık olmazsa, sorun çözülemez.

Çatışmalar, uzlaşmanın önünde duran bir engeldir. Anlaşmazlıklarda, iki tarafın da mantıklı ve haklı gerekçeleri olduğunu görebilir ve farklı bakış açılarını nesnel olarak değerlendirebiliriz. Bu, farkındalık ve empatinin el ele verdiği yüksek insancıl gücümüzü açığa çıkarmak demektir.

Empati Yetmez: Gerçek Anlayış Zihinsel Esneklikle Başlar

Farkındalık, algılarımızı açık tutmayı sağlar. Dinlediğimiz kişiye yönelik algı radarını açtığımızda, onu daha derin dinlemeye başlarız. Güçlü empati becerisinde ustalaştığımızda ise, artık duyguları dinlemeye başlarız. O kişiye merakla ve anlayışla yaklaştığınızda neler hissettiğini daha derinden anlayabilirsiniz.

Farkındalık, empati ve zihinsel esneklikle anlaşılmayı mümkün kılın.

Ancak çoğu zaman bu iki beceri, yani farkındalık ve empati, tek başına yeterli olmaz. Gerçek anlayışa ulaşmak için bir adım daha atmak gerekir: Zihinsel alışkanlıklarımızı esnetmek.

Zihinsel alışkanlık, fark etmediğimiz iç sesler gibi davranır; her durumda ne düşüneceğimizi bize fısıldayan öğrenilmiş düşünce kalıplarıdır.

Özellikleri:

  • Otomatik ve çoğunlukla farkında olmadan çalışır.
  • Tekrarlanan düşünce biçimleri ya da inanışlar olabilir.
  • Hem olumlu hem olumsuz olabilir (Örneğin; her durumda kendini suçlamak bir zihinsel alışkanlıktır).

Örnek: Eleştirilince hemen savunmaya geçmek ya da başarısızlık karşısında “zaten yapamazdım” diye düşünmek.

Zihinsel Esnekliği Nasıl Geliştiririz? (Yeni Bakış Açıları ve Çözüm Üretme)

Zihinsel esneklik, yeni durumlara uyum sağlama, bakış açısını değiştirme, değişik çözüm yolları üretme ve düşünce biçimini esnetebilme yetisidir.

Özellikleri:

  • Değişen koşullara hızlı uyum sağlama
  • Farklı bakış açılarını değerlendirebilme
  • Kalıpların dışına çıkabilme
  • Problem çözme ve yaratıcılıkla doğrudan ilişkilidir.

Örnek: Bir projede plan değiştiğinde hemen yeni bir yol haritası oluşturabilmek önemlidir. Bir tartışmada karşı tarafın görüşünü anlamak da önemlidir. “Bu kişi bir insan, tıpkı benim gibi” düşüncesiyle konuya yaklaşabilmek gerekir.

Zihinsel alışkanlıklar katılaştığında, zihinsel esnekliği azaltabilir. Oysa esneklik, olumsuz zihinsel alışkanlıkları fark edip değiştirme gücü sağlar. Zihinsel esneklik, birbirimizi farkındalık ile dinlemenin temelini atar. Karşımızdaki kişiyle -duygu düzeyinde- “Tıpkı benim gibi” bakış açısı üzerinden anlayış geliştirmemize yardımcı olur.

Sonsöz: Gemiyi Kurtarmak İçin Filikalardan Vazgeçmek Gerek

“Beni anlamıyor”un ardında yatan gerçek sorun, tekil bir yanlış anlaşılma değildir. Sorun, birbirimizin farklı önceliklerle, farklı zihinsel alışkanlıklarla davranan parçalara bölünmüş olmasıdır. Mevlâna’nın işaret ettiği gibi sözlerimizin sınırı, karşımızdakinin anladığı kadardır, ancak bu sınırın ötesine geçmek mümkün.

Öyküdeki bilgenin herkese “Sen de haklısın” demesi, anlaşmazlığın kaynağının kesinlikle bir tarafın yanlışı değil, farklılıkların dikkatle dinlenmediği bir ilişki biçimi olduğunu gösterir.

Bu yazıda anlattığım metaforlar (gemi, delikler, filikalar) bize bir gerçeklik sunuyor: Sorunları günübirlik, bireysel kurtuluşlarla geçiştirmek, gemiyi kurtarmıyor. Herkes kendi filikasına atladığında ortak çaba kırılıyor. Farkındalık, empati ve özellikle zihinsel esneklik, bu kırılmayı onarabilecek üç anahtar erdemdir.

Farkındalık algımızı genişletir. Empati, karşımızdakinin duygusunu ve önceliklerini duymamıza izin verir. Zihinsel esneklik ise eski otomatik tepkileri gevşetip yeni çözüm yolları ve bakış açıları yaratmamızı sağlar.

Sonuç olarak; yumağı daha çok düğümlememek için önce kendi zihinsel alışkanlıklarımızı tanımalı, sonra karşımızdakini merakla ve anlayışla dinlemeliyiz. Tartışmaları “kazanma” oyunundan çıkarıp birlikte “çözme” istencine dönüştürmek, hem bireysel hem toplumsal düzeyde en sürdürülebilir yoldur.

Düşünmeniz İçin İki Soru

  1. Hangi zihinsel alışkanlığım, karşımdakini gerçekten duymamı engelliyor olabilir?
  2. Bir gemideki delikleri kapatmak için ben hangi küçük; ancak sürekli katkıyı yapabilirim ve başkalarını bu ortak çabaya nasıl davet edebilirim?

Daha çok farkındalık ve esenlik yaymak için bu yazıyı paylaşın:



Elçin Oltulu Şahin

– İyi Hissedenler Kulübü

Diğer düşünce bükücülerin düşüncelerini esnetmesine (ve daha iyi hissetmesine) yardımcı olan ücretsiz bültene katılın.


Dağınık Zihnini Topla

– Başlangıç Kiti

Zihnini toparlamak ve düşünsel esnekliğin ilk adımlarını atmak isteyen herkes için uygulamalar ve yönlendirmeler içerir.

“Nasıl düşündüğünü” görmek için bir başlangıç.

Bu başlangıç kiti, sizi yeni biri yapmaz. Ancak kim olduğunuzu açıkça görmeye başlarsınız. Zihninizdeki gürültünün farkına vardıkça, neyi neden yaptığınızı anlama kapasiteniz güçlenir ve içsel bir duruluk doğar.

  • Zihninizdeki dağınıklığı sadeleştirirsiniz.
  • “İyi hissetmeyi engelleyen kalıpları” açıkça görürsünüz.
  • Karar verme, problem çözme ve yaratıcı düşünme alanı açılır.
  • Günlük yaşamda sürdürülebilir, sonuç odaklı bir pratik kazanırsınız.

Üstelik ücretsiz.


Yorumlar

Yorumunuzu paylaşın

Elçin Oltulu Şahin

- İyi Hissedenler Kulübü

Diğer düşünce bükücülerin düşüncelerini esnetmesine (ve daha iyi hissetmesine) yardımcı olan ücretsiz bültene katılın.

Okumaya devam et