Doğrulama: Zihinsel Kalıpları Yıkma Yöntemi

Doğrulama: Zihinsel Kalıpları Yıkma Yöntemi

İnsan için çok zor olan şey “zihinsel kalıpları” yıkmak, değiştirmek. Kalıpları yıkmak zordur derken, gerçekte o kalıpların farkına varmak ve onları değiştirebileceğine inanmak zordur demek istiyorum. Bunu yap(a)mamasının nedenleri vardır. Bu kişilerin tek başına ya da bir araya gelerek bir topluluk oluşturduklarında başkalarını etkileme potansiyeli vardır.

Bu toplulukları incelediğimde kendilerine şu isimleri vermekte bir sakınca görmüyorum:

  1. Değişimi istemeyenler topluluğu
  2. Değişime inanmayanlar topluluğu

İnsan bunu neden istemez?

Değişimi istemeyenler topluluğunu oluşturan bireylerin değişime gönlü yoktur. O sığ ve dar alan, kişiye çok tatlı gelir. Büyük olasılıkla bu ortam ona çokça fayda sağlamaktadır. Bunu sürdürmek işine gelir. Bilerek ve isteyerek bunu yapar.

Bu durumu onaylamayan iç sesine kulak veren; ancak yine de yukarıdaki gruba bakarak iç geçiren bir kesim de vardır. O sığ ve dar alanın dışında kalmak için çabalamak, düşünmek, savaşmak gibi eylemleri yerine getirmenin zorunluluğu ve zorluğu bulunmaktadır.

Acaba iç sesini mi dinlesin, yoksa o tatlı alanda mı kalsın?

Sonunda, bu topluluğun bir üyesi olmayı uygun bulur. Karşıtlarından bir eleştiri olursa, savuşturmak için “kendince” ürettiği haklı nedenleri bir savunma kalkanı olarak kullanır.

Ben, bu topluluk için fazladan konuşmanın yersiz ve boş bir çaba olduğunu düşüyorum. İçlerinde bir değer kırıntısı kalmamış, duruma göre şekil değiştirmekten çekinmeyenler için konuşmak zaman kaybı. O nedenle, ikinci gruba bakmayı ve irdelemeyi doğru buluyorum.

İnanç Her Şeydir

Değişime inanmayanlar topluluğunun -gerçekte çoğunluğun ta kendisi olan ancak bunun farkında olmayanların- en zor tarafı, zihinsel kalıplarını değiştiremeyeceklerine olan “inançları.” Hatta karamsarlıklarıyla öyle sıkı fıkı yaşamaktadırlar ki böyle kalıpları olduğundan haberleri bile yoktur!

Bu topluluğun başlıca özellikleri arasında; sürekli yakınma, sızlanma, yaşadıkları tüm olumsuzlukların nedenleri yüzünden başkalarını suçlama vb. bulunur.

Değişme ve değiştirme konusunda çabaları yoktur; çünkü inançları yoktur ve kişisel güçlerinin farkında değildirler. Bu ortamın ve düzenin tek suçlusu vardır: Başkaları.

Olumsuzluğa olan inançları öyle güçlü ve bu ön yargı öyle yerleşmiştir ki tersinin olabileceği söylendiğinde kesin olarak reddederler. Kişisel danışmanlık yaptığım bir arkadaşıma, olumsuzlukların üstesinden gelme konusunda ona sunduğum yöntemleri anlattıktan sonra bana: “O da biraz Pollyannacılık oluyor.” dedi. Öyleyse, hayal kahramanları üzerinden ben de şu soruyu sorabilirim:

İnsanlar Pollyanna olmayı değil de neden Somurtkan Şirin olmayı seçerler?

Olumlama Yerine Doğrulama

Pollyanna’yı algıladıkları gerçeklikle örtüştüremediklerinden. Çünkü zihinlerini karamsarlığa, umutsuzluğa, çaresizliğe, olumsuzluğa koşullarlar. Bunu kendilerinin yaptıklarının farkında da değiller.

Hemen burada kendime bir suçlu buluyorum. Arkadaşıma ‘iyileşme” olasılığını bir türlü kabul ettiremememin nedeni şu “Olumlamacılar.”

Çoğu ithal kavramda bu sorun yaşanıyor. Doğrudan sözcük anlamıyla bağdaştırılan, gerçek anlamı tam olarak bilinmeyen kavramların, zihnimizi yanlış koşulladığına sık sık tanıklık ediyorum. Buna bir de yüzeysel bilgili kişilerin anlatımı eklenince işler iyice karışıyor.

Olumlama deyince, akla ilk Pollyanna’nın gelmesini yadırgamıyorum. İnsanda gerçek olmayan bir şeyi yapıyormuş duygusu uyandırıyor. Burada, “Onaylama eylemiyle birlikte gerçekleşen doğrulama” söz konusu.

Ben olumlama sözcüğünü bu nedenle kullanmam, “Doğrulama” derim. Burada kişinin bir şeyi “kendine doğrulaması” söz konusudur. Doğrulamayla birlikte şunları gerçekleştirmiş oluruz:

  1. Doğrulamak için “inanç” gerekir. İnandığımız şeyi doğrularız.
  2. Öncelikle kişinin bundan sağlayacağı faydaya kendini “ikna etmesi” gerekir: “Buna inanıyorum, bundan kendime iyilik ve fayda yaratacağımı biliyorum.”
  3. Geçmişten gelen yerleşik kalıplar yıkılır.

İyi ve doğru bir şekilde yapıldığında doğrulama çok etkili sonuçları olan bir yöntemdir. Bu, zihnin eğitilmesidir. Bir şeyi öğrenmek için gerekli olan, merak ve istektir. Zihnimizi eğitirken, yeni bir şey öğrenme aşamasındaki o meraklı ve istekli tutumu sağlamamız gerekiyor.

Sonsöz

Yaşamdaki olumsuzlukların kaynağının zihinsel kalıplar olduğunun, bu kalıpların -çevrenin de etkisiyle- kişi tarafından bir gerçeklik olarak benimsendiğinin farkına varanlar mutlu bireyler olma yolunda çok önemli bir adım atacaktır.

Pollyanna’nın yaptığı gerçekte budur. O, olumlu bakış açısıyla ne kendini kandırmıştır ne de safça yaşamaya çalışmıştır. Her türlü zorluğa karşın insani değerlerini, erdemini kaybetmemesi onu yolundan etmeyen, zorluklara karşı dayanıklı bir birey yapmıştır. O, sıradan ve basit topluluktan biri olmayı seçmemiştir.

Değişimi istemeyenler topluluğunun dünyası sanal, mutlulukları geçicidir. Değişimi isteyen ve bunun başta kendi dünyaları olmak üzere birçok şeyi değiştireceğine inanan, ikna olmuş kişilerin bir çocuk gibi meraklı ve istekli olanların kendisine zarar veren tüm zihinsel kalıpları yıkacak dayanıklı, cesur ve güçlü bireyler olacağı kesin.

Artık eyleme geçme zamanı.

Desteğe mi ihtiyacınız var? Bu kaynak senin için.


Daha çok farkındalık ve esenlik yaymak için bu yazıyı paylaşın:



Elçin Oltulu Şahin

– İyi Hissedenler Kulübü

Diğer düşünce bükücülerin düşüncelerini esnetmesine (ve daha iyi hissetmesine) yardımcı olan ücretsiz bültene katılın.


Dağınık Zihnini Topla

– Başlangıç Kiti

Zihnini toparlamak ve düşünsel esnekliğin ilk adımlarını atmak isteyen herkes için uygulamalar ve yönlendirmeler içerir.

“Nasıl düşündüğünü” görmek için bir başlangıç.

Bu başlangıç kiti, sizi yeni biri yapmaz. Ancak kim olduğunuzu açıkça görmeye başlarsınız. Zihninizdeki gürültünün farkına vardıkça, neyi neden yaptığınızı anlama kapasiteniz güçlenir ve içsel bir duruluk doğar.

  • Zihninizdeki dağınıklığı sadeleştirirsiniz.
  • “İyi hissetmeyi engelleyen kalıpları” açıkça görürsünüz.
  • Karar verme, problem çözme ve yaratıcı düşünme alanı açılır.
  • Günlük yaşamda sürdürülebilir, sonuç odaklı bir pratik kazanırsınız.

Üstelik ücretsiz.


Yorumlar

Yorumunuzu paylaşın

Elçin Oltulu Şahin

- İyi Hissedenler Kulübü

Diğer düşünce bükücülerin düşüncelerini esnetmesine (ve daha iyi hissetmesine) yardımcı olan ücretsiz bültene katılın.

Okumaya devam et