Farkındalıkla Ön Yargıları Nasıl Aşabiliriz

Farkındalıkla Ön Yargıları Nasıl Aşabiliriz

İnsanlar doğal olarak ön yargılıdır. Her birimiz bir dereceye kadar kişisel ön yargı taşıyoruz. Bu doğal bir bilişsel süreçtir; ancak bununla ne yaptığımız önemlidir.

Ön yargılar kontrol edilmediğinde, diğer şeylerin yanı sıra:

  • Ayrımcılığa
  • Kötü karar almaya
  • Gerçekçi olmayan ya da olumsuz algılara yol açabilir.

Kişisel Ön Yargı Nedir?

Psychology Today’e göre ön yargı;

“Bir şeye ya da birine karşı olan eğilim ya da ön yargıdır.”

  • Yalnızca sağlıklı kabul edilen yiyecekleri yemeyi seçmek 
  • Bilerek zarar veren birinden uzak durmak vb. olumlu ve yararlı ön yargılardır.

Ancak ön yargılar genellikle bir bireyin ya da durumun gerçek bilgisinden çok stereotiplere (basmakalıplara) dayanır. 

Olumlu ya da olumsuz olsun, bu tür bilişsel kısayollar aceleci kararlara ya da ayrımcı uygulamalara varan ön yargılara yol açabilir.

Ön yargı bir düşünce, nesne, topluluk ya da birey lehine ya da aleyhine doğal bir eğilimdir. 

Çoğunlukla öğrenilir ve kişinin sosyoekonomik durumu, ırkı, etnik kökeni, eğitim geçmişi vb. gibi değişkenlere oldukça bağlıdır. Bireysel düzeyde ön yargı, kişinin kişisel ve mesleki ilişkilerini olumsuz yönde etkileyebilir; toplumsal düzeyde bir topluluğa yönelik haksız zulme yol açabilir.

Kişisel ön yargı; çevremizdeki dünyayı bireysel olarak görme biçimimizdir ve büyük ölçüde koşullanmalarımız tarafından şekillendirilir. 

Örneğin, belirli bir siyasi eğilime sahip bir ailede ya da toplulukta büyüdüysek benzer düşünceyi destekleyen bir ön yargımız olduğunu görebiliriz. Kuşkusuz, bu her zaman böyle değildir. Çünkü düşünmemizi etkileyen birçok etken vardır.

Birçok farklı ön yargı kategorisi vardır. Bunlardan bazıları:

  • Doğrulama ön yargısı, beynin, bir kişinin zaten inandığı şeyleri destekleyen bilgileri arama ve bunlara odaklanma eğilimini ifade eder. Bu inançlara aykırı olan gerçekleri, ilgilerine karşın göz ardı etme eğilimini ifade eder.
  • Dikkat ön yargısı, dikkatimizi nereye vereceğimizi belirleyen başka bir ön yargı biçimidir. Bu aynı zamanda diğer önemli girdileri ve bilgileri göz ardı etmemize de yol açabilir.
  • İnsanlar doğal olarak ön yargılıdır. Çoğu zaman ön yargılarının tümüyle bilincinde olmasalar da bazı şeyleri severler ve diğerlerinden hoşlanmazlar. Ön yargı genellikle kişinin yetiştirilme biçiminin bir sonucu olarak genç yaşta edinilir. Bu bilinçsiz önyargı, bir bireyin ya da topluluğun cinsiyeti, etnik kökeni, ırkı ya da diğer etkenlerin bir sonucu olarak başkalarına kötü davranmasına neden olduğunda sorunlu hale gelir.
  • Sabitleme ön yargısı; insanlar, bilgiler yanlış ya da ön yargılı olsa bile ilk eldeki bilgi parçasına atlama ve bunu bilinçsizce karar verme süreçlerini “sabitlemek” için kullanma eğilimindedirler. Bu, özellikle seçenekleri üzerinde düşünmeye zaman ayırmadıklarında yanlış yargılama ve kötü karar verme süreçlerine yol açabilir.
  • Atıf ön yargısı, birisinin, bu tür varsayımları destekleyecek somut kanıtlar olmaksızın, başkalarının eylemlerine nedenler ya da motivasyonlar atfetmeye çalışması durumunda ortaya çıkar.

Bunlar ön yargıların alabileceği pek çok farklı şekilden yalnızca birkaçı. Çeşitli türleri anlamak beynin çalışma şeklini anlamamıza yardımcı olsa da her türün altında yatan şey aynıdır: 

Sınırlı bilgilere ve önceden var olan görüşlere dayanarak varsayımlarda bulunma eğilimi.

Bunu aşmak için düşüncenin doğasına bakmalı ve anlamalıyız. Düşüncenin genel olarak şu özellikleri olduğu üzerine düşünmenizi isterim:

  • Mekaniktir
  • Böler
  • Geçmiştir
  • Koşullar, koşullandırır
  • Deneyimdir
  • Birikimdir

Dolayısıyla, bizi sınırlayan, kısıtlayan ön yargılardan kurtulmanın yolu:

Farkındalıktır.

Bir İnsan Ön Yargısız Olabilir Mi?

Psychology Today’e göre; genel olarak hayır. Herkesin bir dereceye kadar ön yargısı vardır. İlk izlenimlere dayanarak karar vermek insan doğasıdır. Ayrıca çoğu insan yaşamları boyunca okullar, dini kurumlar, aileleri ve medya aracılığıyla koşullandırılmaktadır. 

Bunu aşmanın yolu;

  • Yargılar üzerinde eleştirel düşünmek
  • Bireyler, kör noktaların farkında olarak kalıplaşmış yargılardan ve zararlı ön yargılara göre davranmaktan kaçınabilirler.

Ön Yargıyı Nasıl Azaltabiliriz?

Psychology Today’e göre; insanlara “ön yargıyı sonlandırın” demek çoğu zaman ters etkisi olur. İnsanlar ön yargılı ya da ırkçı düşünceleri uzaklaştırmaya çalışmadan fark edecek şekilde eğitildiklerinde, sonuç olarak başkalarına karşı nasıl davranacakları konusunda kasıtlı bir seçim yapabilirler. 

Bu, zaman içinde daha az ayrımcılığa ve ön yargının azalmasına yol açabilir.

Bir kez daha;

Bizi sınırlayan, kısıtlayan ön yargılardan kurtulmanın yolu = Farkındalıktır.

Farkındalıkla Ön Yargıları Nasıl Aşabiliriz?

Ne tür ön yargımız olursa olsun varsayımlarımızı, yargılarımızı ve eğilimlerimizi aynı şekilde ele alabiliriz: 

Farkındalıkla.

Merakla ve yargılamadan* şimdiye dikkat etmek.


* Yazarın Notu: Farkındalık, içinde “yargılama” olmayan ancak “sorgulama” ile konunun gerçek doğasını görebilmeyi gerektirir.


Düşünme ve karar verme biçimimize farkındalık getirerek, alışılmış tepkilerimizin ötesine geçme konusunda kendimizi güçlendiririz. 

Örneğin, belirli siyasi görüşlerle çevrelenmiş olarak büyümekle ilgili önceki örneği ele alalım. Siyasi inançlarımızı neyin oluşturduğunun farkında olursak, yeni bilgi ve düşüncelere daha açık oluruz. Aynı zamanda farklı siyasi eğilimlere sahip olanları daha az yargılarız.

Ön yargıları aşarak aslında; ön yargılarımızın etkisini ya da eylemlerimizi olumsuz yönde etkileme eğilimini azaltırız.

Farkındalıkla Ön Yargıları Nasıl Aşabiliriz

Hepimiz benzersiz deneyimlere ve değerlere sahip olduğumuz için tüm ön yargılardan tümüyle kurtulamayız. 

Neden böyle düşünüyorum?

Bunun üzerine düşündüğümüzde; 

  • Daha çok bilinçleniriz
  • Kişisel görüşlerimizi diğer düşünce ve olasılıklarla dengelemek kolaylaşacaktır.

5 Adımda Kişisel Ön Yargıyı Aşmak

1. Hepimizin kişisel ön yargıları olduğunu ve bunun bizi ‘kötü’ yapmadığını kabul edin.

Ön yargılarımızın etkisini bilinçli bir şekilde azaltmanın ilk adımı, hepimizin bunlara sahip olduğunu kabul etmektir. 

Dünyaya ilişkin kişisel bir bakış açısına sahip olmak, insan olmanın bir parçasıdır. Ön yargılara sahip olduğumuz için utanmamıza, kendimizi yargılamaya gerek yok. Bunun yerine kendimize şefkat ve merak gösterebiliriz. 

Bu iki nitelik, ön yargılarımızın bizi yanlış yola sürüklemesinin önüne geçmeye yardımcı olacaktır.

2. Var olan bazı ön yargılar üzerinde derinlemesine düşünün ve bunların köklerine kadar gidin.

İç gözlem yapmaya zaman ayırın ve bazı inançları merakla araştırın. 

Nereden kaynaklanıyorlar? 

Bunlar nasıl güçlendirildi?

Ön yargılarınızı sert bir şekilde yargılamanıza ya da ortadan kaldırmaya çalışmanıza gerek olmadığını unutmayın.

Merak ve duyarlılıkla iç dünyanıza ve bilişsel süreçlerinize açılın. Zamanla doğal olarak yumuşayacaklarına inanın.

3. Tepki vermek yerine yanıt vermeye çalışın.

Tepki verme yerine yanıt verme becerisini geliştirmek yararlı olacaktır. Herhangi bir duruma otomatik olarak tepki verdiğimizde, diğer olasılıkları ya da değişkenleri tartacak zamanımız olmaz. 

Karar vermeden önce duraklayın, böylece daha çok farkındalıkla karşılık verebilirsiniz. Bir duraklama;

  • Bir konuşmanın ortasında uzun bir soluk alma şeklinde olabilir 
  • Sosyal medyadaki bir şeye yanıt vermeden önce bir iki günlük bir bekleme olabilir.

(Bu konuda derinleşmek için Bkz. Kişisel Yönetimle Tetiklenmelerin Üstesinden Gelin )

4. Dinleme ve konuşma biçiminize dikkat edin.

Farkındalıkla iletişim, ön yargılarımızın ağırlığını azaltmaya yardımcı olacak başka bir yararlı uygulamadır. Farkındalıkla dinleme;

  • Başka bir kişinin söylediklerini daha büyük bir açıklık ve merakla duymamızı sağlar. 
  • Karşıt bir düşünceyle karşılaştığımızda iç yargı sesimizin ya da direnişimizin farkına varmamıza yardımcı olur. 
  • Öte yandan dikkatli konuşma, duygularımızı ve bakış açımızı daha doğru bir şekilde aktarmamıza olanak tanır. Bu daha verimli ve uyumlu konuşmalara yol açabilir.

5. Yeni görüşlere ve bakış açılarına merak besleyin.

Son olarak, yeni görüşlere ve bakış açılarını keşfetmeye açık olun.

Örneğin, belirli bir konuda sizden farklı görüşü olan bir aile bireyi ya da arkadaşınız varsa, bu konuyu onlarla birlikte keşfetmeyi düşünün. Değişik olası gerçekleri keşfetmek için her iki görüşü de anlamak istediğinizi onlara belirtin. 

Bu olasılı, konuştuğunuz kişinin daha açık görüşlü olmasına da yardımcı olacaktır.

Sonsöz

  • Ön yargı; bir düşünce, nesne, topluluk ya da birey lehine ya da aleyhine doğal bir eğilimdir.
  • Ön yargılı olmak; ayrımcılığa, kötü karar almaya, gerçekçi olmayan ya da olumsuz algılara yol açabilir.
  • İnsanlar doğal olarak ön yargılıdır.
  • Bizi sınırlayan, kısıtlayan ön yargılardan kurtulmanın yolu: Farkındalığı geliştirmektir.
  • Ön yargıyı aşabilmek için, merakla ve yargılamadan şimdiye dikkat etmeyi uygulamak gerekir.

Daha çok farkındalık ve esenlik yaymak için bu yazıyı paylaşın:



Elçin Oltulu Şahin

– İyi Hissedenler Kulübü

Diğer düşünce bükücülerin düşüncelerini esnetmesine (ve daha iyi hissetmesine) yardımcı olan ücretsiz bültene katılın.


Dağınık Zihnini Topla

– Başlangıç Kiti

Zihnini toparlamak ve düşünsel esnekliğin ilk adımlarını atmak isteyen herkes için uygulamalar ve yönlendirmeler içerir.

“Nasıl düşündüğünü” görmek için bir başlangıç.

Bu başlangıç kiti, sizi yeni biri yapmaz. Ancak kim olduğunuzu açıkça görmeye başlarsınız. Zihninizdeki gürültünün farkına vardıkça, neyi neden yaptığınızı anlama kapasiteniz güçlenir ve içsel bir duruluk doğar.

  • Zihninizdeki dağınıklığı sadeleştirirsiniz.
  • “İyi hissetmeyi engelleyen kalıpları” açıkça görürsünüz.
  • Karar verme, problem çözme ve yaratıcı düşünme alanı açılır.
  • Günlük yaşamda sürdürülebilir, sonuç odaklı bir pratik kazanırsınız.

Üstelik ücretsiz.


Yorumlar

Yorumunuzu paylaşın

Elçin Oltulu Şahin

- İyi Hissedenler Kulübü

Diğer düşünce bükücülerin düşüncelerini esnetmesine (ve daha iyi hissetmesine) yardımcı olan ücretsiz bültene katılın.

Okumaya devam et