İş dünyasında farkındalık uygulamaları son yıllarda popüler bir eğilim durumuna geldi. Ancak bu uygulamaların yaygınlaşmasının her zaman etkinlik ve başarı getirdiği söylenemez.
Şirketlerin ve çalışanların farkındalık yoluyla esenliğe kavuşabileceklerine ilişkin inanç, bilgi ve kararlılığı genellikle yetersiz kalıyor.
Bu durum farkındalık çalışmalarının yüzeysel ve geçici çözümler olarak algılanmasına neden oluyor. İş yerlerinde farkındalık eğitimleri ve uygulamaları yaygınlaşsa da temel felsefesinin ve amaçlarının iyi anlaşılmaması nedeniyle bu çalışmalar sıklıkla boş ve değersiz bir çaba olmaktan öteye gidemiyor.
Çalışanların bu tür uygulamalara olan güveni azaldıkça farkındalık çalışmaları da etkisini yitirmektedir.
Şirket çıkarlarının çalışan esenliği söz konusu olduğunda daha üstün gelmesi, şirketlerin kısa süreli kazançları önceliklendirerek çalışanlarının uzun süreli esenliğini göz ardı etmesi, şirket yönetimi ile çalışanlar arasında güven kaybına yol açmaktadır.
Farkındalık eğitmenlerinin yeterli bilgi ve deneyimi olmaması gibi etkenler farkındalık çalışmalarının başarısız olmasının diğer bir önemli nedenidir. Farkındalık eğitimlerinin bilgisiz ve yetersiz eğitmenler yoluyla verilmesi bu çalışmaların yüzeysel kalmasına neden olmaktadır. Daha da ötesi ve benim için en önemlisi, eğitmenlerin bir çoğunun farkındalığı içselleştirmemiş olmasıdır.
Tüm bu etkenler farkındalık uygulamalarının iş yerlerinde etkili bir şekilde benimsenmesini engellemektedir.
Bu makalede, farkındalık çalışmalarının neden başarısız olduğunu ve bu sorunların nasıl aşılabileceği konusunu ele alacağım.
Başlıklar
- Farkındalık ve Esenlik: Yeterli İnanç, Bilgi ve Kararlılığın Eksikliği
- Şirket Çıkarları ve Çalışan Esenliği: Kesişmeyen Yollar
- Farkındalık Eğitmenlerinin Yetersizliği
- Çözüm Önerileri: Söylem ve Eylem Arasındaki Uyumsuzluğu Nasıl Aşabiliriz?
- Sonsöz: Farkındalık Yoluyla Şirket ve Çalışan Esenliğini Artırmak
Farkındalık ve Esenlik: Yeterli İnanç, Bilgi ve Kararlılığın Eksikliği
Şirketlerin ve çalışanların farkındalık uygulamaları yoluyla esenliğe ulaşabileceklerine ilişkin inanç, bilgi ve kararlılıkları çoğunlukla yetersiz kalıyor. Farkındalık çalışmaları, temelinde derin bir felsefe ve disiplin gerektirirken, birçok kuruluş ve birey bu çalışmaları yalnızca bir moda ya da geçici bir çözüm olarak görüyor.
Örneğin, farkındalık eğitimi alan bir çalışanın, eğitimden sonra iş yerinde destekleyici bir ortam bulamaması durumunda, öğrendiklerini uygulaması oldukça zorlaşır. Bu da farkındalık çalışmalarının etkisiz ve değersiz görülmesine yol açar.
Neden-Sonuç İlişkisi
Neden: Şirketler farkındalık çalışmalarının yalnızca yüzeysel uygulamalarını benimsiyor.
Sonuç: Çalışanlar bu uygulamaların yararını görmediği için farkındalığa olan inançları azalıyor.
Şirket Çıkarları ve Çalışan Esenliği: Kesişmeyen Yollar
Şirket çıkarlarının, çalışan esenliği söz konusu olduğunda daha üstün gelmesi, farkındalık çalışmalarının başarısız olmasının diğer bir önemli nedenidir. Şirket yönetimi, kısa süreli kazançları ve hedefleri önceliklendirerek çalışanlarının uzun süreli esenliğini göz ardı edebiliyor. Bu durum, farkındalık uygulamalarının şirket içinde gerçek anlamda benimsenmesini engelliyor ve çalışanların motivasyonunu düşürüyor.
Neden-Sonuç İlişkisi
Neden: Yöneticiler kısa süreli hedeflere ulaşmak için çalışan esenliğini göz ardı ediyor.
Sonuç: Çalışanlar, şirketin farkındalık çalışmalarını içtenlikli bulmuyor ve bu çalışmaların etkinliği azalıyor.
Farkındalık Eğitmenlerinin Yetersizliği
Farkındalık uygulamalarının amacının iyi anlaşılmaması ve bilgisiz, yetersiz eğitmenler yoluyla yürütülmesi, bu çalışmaların boş ve değersiz olarak algılanmasına neden oluyor. Eğitmenler, farkındalığı kendi yaşamlarında içselleştirmemiş ise verdikleri eğitimler de yüzeysel ve etkisiz kalır.
Eğitmenin farkındalığı içselleştirmesi şu anlamı taşır;
Farkındalığı öğretmek matematik öğretmeye benzemez. Alışılmış öğrenme sistemlerindeki aynı hedeflere ya da başarı çıkarımlarına yer yoktur. Bir farkındalık eğitmeni bu bakış açısını benimsemelidir. Bunu da ancak farkındalığı içselleştirerek yapabilir.
Bir farkındalık eğitmeni bu açıdan yeterli değilse, çalışanların farkındalık uygulamalarına olan güvenini oluşturamaz.
Neden-Sonuç İlişkisi
Neden: Eğitmenlerin yeterli bilgi ve deneyime sahip olmaması.
Sonuç: Çalışanlar, farkındalık uygulamalarını etkisiz ve değersiz buluyor.
Çözüm Önerileri: Söylem ve Eylem Arasındaki Uyumsuzluğu Nasıl Aşabiliriz?
1. Eğitim ve Bilinçlendirme
Şirketlerin ve çalışanların farkındalık ve esenlik konularında daha bilinçli duruma gelmesi için kapsamlı eğitim programları düzenlenmelidir. Bu eğitimler, yalnızca yüzeysel bilgiler vermek yerine, farkındalığın temel felsefesini ve uygulamalarını içermelidir.

Örnek: Haftalık farkındalık atölyeleri düzenleyerek çalışanlara alıştırma yapma fırsatı sunulabilir.
2. Şirket Kültürünün Dönüştürülmesi
Şirket yönetimi, çalışanların esenliğini önceliklendiren bir şirket kültürü oluşturmalıdır. Bu, yalnızca sözde kalmamalı, kolay uygulamalarla desteklenmelidir. Çalışanların görüş ve önerilerini dikkate alarak esenlik politikaları geliştirilmeli ve uygulanmalıdır.

Örnek: Düzenli olarak geri bildirim toplamak ve bu geri bildirimleri değerlendiren bir kurul oluşturmak.
3. Nitelikli Eğitmenlerle Çalışmak
Farkındalık eğitimlerinin etkinliği, eğitmenlerin niteliklerine bağlıdır. Bu nedenle, şirketler, farkındalık konusunda uzman ve deneyimli eğitmenlerle çalışmalıdır. Eğitmenlerin sürekli olarak kendilerini geliştirmeleri ve yeni bilgilerle donatmaları sağlanmalıdır.
Örnek: Eğitmenlerin sürekli öğrenme yoluyla gelişimlerini artırması ve yaklaşımlarını güncellemesi.
Sonsöz: Farkındalık Yoluyla Şirket ve Çalışan Esenliğini Artırmak
Farkındalık uygulamaları iş dünyasında yalnızca bir moda olmaktan öteye geçmeli ve hem şirketler hem de çalışanlar için gerçek ve sürdürülebilir yararlar sağlamalıdır. Şirketlerin ve çalışanların farkındalık yoluyla esenliğe ulaşmalarında yaşanan temel sorunlar; bilinçli eğitim programları, şirket kültürünün dönüştürülmesi ve nitelikli eğitmenlerle çalışarak aşılabilir.
Eğitim ve Bilinçlendirme yoluyla çalışanlar, farkındalığın gerçek anlamını ve nasıl uygulanması gerektiğini öğrenerek, iş ve özel hayatlarında daha sağlıklı ve verimli olabilirer. Şirket kültürünün dönüştürülmesi, çalışan esenliğinin önceliklendirilmesini ve bu alanda kalıcı adımlar atılmasını sağlar. Nitelikli eğitmenler ise, farkındalık çalışmalarının derinlemesine anlaşılmasını ve uygulanmasını sağlayarak, çalışanların bu uygulamalara olan güvenini artırır.
Unutulmamalıdır ki bu çözümler farkındalık uygulamalarının daha etkili ve sürdürülebilir olmasını sağlayarak, hem şirketlerin hem de çalışanların esenliğini artıracaktır. Gerçek bir dönüşüm için şirketlerin söylem ve eylemlerini uyumlandırmaları ve farkındalık çalışmalarına gerçek bir değer katmaları gerekmektedir.
Bu makalede ele alınan öneriler ve örnekler, iş yerinizde farkındalık uygulamalarının etkinliğini artırmak için bir kılavuz niteliğinde olabilir. Daha çok bilgi ve destek için farkındalık alanında uzmanlarla iletişime geçmekten çekinmeyin.
Farkındalık çalışmalarının iş dünyasında hak ettiği değeri bulması hem çalışanlar hem de şirketler için büyük kazanımlar sağlayacaktır.



Yorumunuzu paylaşın